Cumartesi , 20 Aralık 2014
Son Habeler
Bi’ su versene!

Bi’ su versene!

Bir bardak su istemek, genelde kardeşler arası katliamın ana sebeplerindendir. Başlangıç tarihi olmamakla birlikte, bu trajikomik vakanın bitmeside ihtimaller dahilinde değildir. Trajikomik dedik ama aslında bu kuram kardeşler arasında tersine işler. Bu sebeple komik olan bölümü anlatmakla başlayalım.

Tablo şöyledir; leptoptan izlenen aksiyon filminin hararetine kendini kaptırmış olan kardeşlerden biri, işaret parmağıyla yanında oturan kardeşinin omzunu delercesine dürtükler. Esasen dünya savaşları da hep düşmanın suya olan düşkünlüğünden meydana gelmiştir. Neyse biz devam edelim. İşte o dürtükleme anı kardeşin düşman safına geçtiği andır. Ve omzunu umarsızca silkmesi düşmana yapılan ilk darbedir. Ardından, kendini filme kaptırmış kardeşin ağzından o tarihi kelimeler dökülür: ‘Bi’ su versene!’. Kardeş duymazdan gelir. Düşman, acıtasyon stratejisini kullanarak cümleyi daha yalvarırcasına ‘bi’ su getirsene, hadi n’oluuur.’ diye tekrar eder. Kardeş düşmana karşı atağa geçer ve patlatır cevabı: ‘sen niye getirmiyosun?! Kalk kendin getir!’. İşin trajik boyutuysa, mutfakla oturulan oda arasında 2 vesaitlik mesafe olmayışıdır. Bu aşamadan sonrasını yazmaya ne gönlüm ne de kalemim razı olur. Artık sözlerin hükmü yoktur çünkü.

Mesele; su getirmek, kapıyı açmak yahut ışığı kapatmak değildir. Aslolan, bunları söylerken kardeşimiz bile olsa kullanmamız gereken nezaket üslubu ve rica kalıbıdır. Aksi takdirde düşman safına geçmeniz an meselesidir.

Bir yorum

  1. katılıyorum güzel yazı (y)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>